Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Anasayfa » Genel » Aids,İmmün zafiyeti hastalığı, bağışıklık sisteminin çökmesi

Aids,İmmün zafiyeti hastalığı, bağışıklık sisteminin çökmesi

AİDS

AİDS kelimesi ingilizce Acquired İmmunodeficiency Syndrome diye anılır ve bunu türkceye İmmün zafiyeti hastalığı diyede çevirebiliriz. İmmün zafiyeti olan kişide hastalığa karşı vücudun mücadele gücü düşer. Bu nedenle AİDS?li çok çeşitli ve ağır hastalıklara yakalanır ve vücutun savunma sistemi mikroplarla mücadele edemediğinden kişi ölebilir, fakat tetbir alınırsa durum değişebilir vede iyileşebilir.

AİDS?in oluşmasına sebep olan virüse kısaca HİV denir ve buda Human İmmuno deficiency Virs denir ve türkceye İmmün zafiyeti Virüsü? diye çevrilebilir. HİV-Enfeksiyonu bir çok katagoride incelenir. İmmün zafiyeti (bağışıklık sistemi zafiyeti) nedeniyle enfeksiyon (bulaşıcı ) hastalıklar ve urlar aşırı şekilde ilerler. AİDS tedavi edilebilir, fakat hastanın immün zafiyetini güçlendirimek şarttır.

Hİ-Virüsü nereden gelmektedir?
Afrikada yaşayan bazı maymun türlerinde bu virüse benzer bir virüs olan SİV Simian İmmunodeficiency Virus?ün olduğu ve AİDS?e sebep olan Hİ-Virüsünün bu virüsün değişmesi ile ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Bu SİV?in 1930?larda insanlara geçtiği, fakat yıllarca ne olduğu anlaşılmamış ve ilk defa 1983/84 yıllarında HİV-1 ve sonrada HİV-2 tesbitedilmiştir.

HİV-İmmün sistemini nasıl zayıflatır?
İmmün sisteminin görevi bakteri, virüs, mantar ve parazitleri zararsız hale getirmektir. HİV immün sistemini zayıflatır, çünkü yardımcı hücrelerin (CD4-Hücreleri) içine girerek onu yönlendirir ve içinde çoğalır. Böylece yardımcı hücreler devre dışı kalır ve immün sistemi zayıflar. HİV kana geçerse immün sistemi kandaki bu virüsleri yoketmek ister, fakat yardımcı hücrelerin içinde virüsler olduğundan virüsü tanıyamaz vede hiç bir şey yapamaz.

Yardımcı hücreler HİV tarafından ya tahrip edilir veya konturol altına alınır. Böylece yardımcı hücreler azaldıkca başta kanser olmak üzere hastalık yapıcı virüs ve bakteriler harekete geçer. Normal olarak immün sistemi tarafından konturol altında tutulan virüsler ve bakteriler konturoldan çıkarak vücuda yayılır ve saldırganlaşırlar.

HİV-Enfeksiyonu?
HİV-Enfeksiyonu insandan insana farklı şekilde ortaya çıkar. Bazen kişi Hİ-Virüsü taşımasına rağmen immün sistemi güçlü olduğundan uzun süre problem çıkarmaz. Hİ-Virüsü kan da ne kadar çoğaldığı ”viral load?’la , yani kandaki virüs sayısının milimetre oranında artışından beli olur. Yardımcı hücrelerin (CD4-Hücreleri) kandaki oranıda immün sisteminin ne durum da olduğunu gösterir. Enfeksiyonun ilk haftasında kişide grip benzeri rahatsızlıklar ortaya çıkar. Üç ay sonra ise kandaki yardımcı hücre ve Hİ-Virüsülerinden enfeksiyon durumu öğrenilir.

HİV?in belirtileri:
1-) Uzun bir süre lenf bezleri kendini beli etmeden şişer.
2-) Geceleri aşırı terleme
3-) Sürekli ishal
Bu belirtiler başka bulaşıcı hastalıklardada görülebilir. Bu nedenlede kan testi yapılarak kesin sonuç elde edilebilir.

İmmün sisteminin aşırı zafiyeti:
HİV tarafından immün sisteminin zayıflaması nedeniyle Akciğer iltihaplanması benzeri (pneumocystis- carnii-pneumonie) hastalığı, beyinde hastalık (toksoplazma), küf mantarının yayılması, herpes virüsü, zona hastalığı vb., ağır hastalıklar ortaya çıkar.

HİV-Testi
Hİ-Virüsü bulaştıktan sonra vücut buna karşı antikor salğılamaya başlar. Kandaki antikorun oluşması 3 ay sürer ve antikor bulunursa o zaman positif, bulunmazsa negatif diye anılır. HİV-Antikor testi için 3 ay geçmesi gerekir. HİV-Antikor testi için çok duyarlı olan ?ELSA? testi uygulanır.

Test positifse
HİV-Enfeksiyon test sonucu positif bulunursa, günümüzde birçok ilaçla insanların eskisine göre daha uzun süre yaşamaları mümkün olmaktadır. Tabiki testin ?positif? çıkması insanların hayatını altüst etmektedir. Bu nedenle hastanın aynı zamanda pisikolojik tedaviye ihtiyaçı olabilir. AİDS?li insanın yakın çevresi hastayı yalnız bırakmamalıdır, çünkü AİDS insanlara sex, iğne, yani kan ve çok yakın ilişkilerle geçer.

Dünyadaki HİV?li ve AİDS’lilerin sayısı:
AİDS dünyanın her yerinde farklı yoğunlukta ortaya çıkmıştır. 2002 yılında 44 milyon HİV/AİDS?e yakalanmıştır. Bunlardan 20 milyonu kadın, 20 milyonu erkek ve 4 milyonu çocukdur. Yine bu yılda 5 milyon kişi AİDS?e yakalanmış ve daha önceden AİDS?e yakalanan 3 milyon kişi ölmüştür. 1994?de İsviçrede 686 kişi AİDS?den ölürken bu 2002?de alınan tedbirlerle 42?ye düşmüştür.

Afrika (saharanın güneyi) 30 milyon AİDS?li
Kuzey Amarika 1,0 milyon AİDS?li
Güney Amarika 1,5 milyon AİDS?li
Orta Amarika 0,5 milyon AİDS?li
Doğu ve güney Asya 6,0 milyon AİDS?li
Dogu Avrupa 1,5 milyon AİDS?li
Batı Avrupa 1,0 milyon AİDS?li
Kuzey Afrika ve Arap Ülkeleri 0,5 milyon AİDS?li

Enfeksiyona yakalanmanın yolları: İsviçrede böyle, Türkiyede ise genelikle Nataşalardan AİDS?E yakalanılmaktadır.

Erkeklerden Kadınlarla sexden % 42
Translarla (ibnelerle) sexden % 35
Eroinmanların kulandığı iğnelerden % 17
Bilinmeyen sebeplerden % 6
Kadınlarda Erkeklerle sexden % 79
Eroinmanların kulandığı iğnelerden % 13

Dikkat edilmesi gereken hususlar:
1-) Yabancı erkekler ve kadınlarla yatılmamalı
2-) Yabancı erkek ve kadınlarla yatanların presvaratif kulanılması
3-) Kan alırken AİDS?siz olduğu kesinlikle bilinen kanlar alınmamalı
4-) Sapık cinsel ilişkilerden uzak durulmalı

AİDS?in tedavisi:
Günümüzde çok kompleks ilaçlarla (NRTİ, NNRTİ, Pİ ) hastanın durumu bu ilaçlarla hafifler, çünkü virüslerin yayılması yavaşlar. Bu ilaçlar çok pahalı, yani yılda 10.000 ? olduğundan sadece ABD ve AB Ülkelerinde sigortalı insanların ilaç ihtiyacı karşılanmaktadır. Öncelikle uzman bir doktora gidilmelidir, kimyasal ilaçların yanında ZYE preparatları, Gökçek İksir veya Gökçek İksiri kulanılırsa immün sistemini kuvvetlendirir ve böylece kişinin direnci artar.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, fakat karpuz da tatlıdır ve bu da mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içer.Gökçek Diyet

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.