Hamilelik problemleri; Hamileliğin ilk günlerinde bulantı ve kus

Hamilelik problemleri: Hamileliğin ilk günlerinde bulantı ve kusma

Hamileliğin ilk günlerinde bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklar görülebilir. Hamileliğin ilerleyen safhalarında nefesalış-verişlerde problem, belağrısı yüksek tansiyon, ishal, kabızlık, hamilelik diabeti, karında gerilim ve iç kanamalar görülebilir. Cenin tarafından aşırı oranda mineral harcanması ve nedeniyle baldır krampları görülebilir.

Hamile kadınlardaki östrojen hormonunun artması nedeniyle aradokular açılır ve genişler vede vücut böylece kendini doğuma hazırlar. Bunun neticesinde bacaklarda şişme, variz ve makatta basur ortaya çıkabilir vede hijyene dikat edilmezse vajinada mantar yayılabilir. Hamile kadınlardaki hormonların değişmesi nedeniyle psikolojik rahatsızlıklar görülebilir. Hamile kadınların alkol, sigara ve kimyasal ilaç kulanmaları çocuğun organik veya psikolojik özürlü (spastik) doğmasına sebep olabilir. Bu nedenle hamilelerin alkol, sigara ve kimyasl ilaçlardan ve hatta fazla siyah çay ve kahvedende uzak durmaları gerekir. 1960-1971 yıllarında contagan alan hamile bayanlardan 15.000?in çocuğu ağır spastik (özürlü) olarak doğmuşlardır. (Geniş bilgi için digerleri/tehlikelimaddeler?e bak)

Alkol:
Alkolik annelerin çocuklarının % 90 oranında zekalarının gelişmediği çocukların okul çağında ise anlamakta geri kaldıkları ve konsentre olamadıkları gözlenmiştir. Alkolzade çocukların kafalarının çok kücük olduğu, kaslarının gelüşmediği ve hareketlerini konturol edemedikleri tesbitedilmiştir.

Alkolün cenin üzerindeki etkileri:
1-) Cenin tam olarak gelişmez ve genelikle özürlü olur.
2-) Özelikle yüzde tam gelişmemişlik görülür: Göz kapaklarının sarkık, burun sırtının kısa, ve dudakların ince olması vb. Belirgin özelikler.
3-) Kol ve bacaklarda dikkat çekici anormalikler (tam gelişmemişlik), küçük parmakların daha küçük olması ve ellerin gelişmemesi
4-) İç organlarda hatalı (kusurlu) oluşumlar: Kalpte, cinsel organlarda, ve idrar yollarında anormalikler
Bu yukarıdaki özürlerin hepisi aynı anda ve yoğunlukta alkolzade çocuklarda görülmeyebilir.

Sigara:
Sigar takriben 3.500-4.000 arasında çok çeşitli ve farklı maddeler içermektedir. Bunlardan 40?a yakını kanserojen (kanser yapıcı) olup en tehlikelileri : katran, arsenik, benzol, polonium 210, kadmiyum, ve nitrosaminleri sayabiliriz. Buna ilavetten çok zehirli olan: Siyanürasit, kurşun ve karbonmonoksiti sayabiliriz. Karbonmonoksit (CO) kandaki oksijeni azaltır, çünkü karbonmonoksit oksijenden 300 kat daha büyük bir güçle hemoglobine adeta yapışır ve oksijeni dışlar. Böylece oksijen yetersizliği ortaya çıkar.

Sigaranın ceninler üzerindeki etkisi:
1-) Spastik özürlü olabilirlir
2-) Erken doğuma sebep olabilir.
3-) Düşük yapmaya sebep olabilir.
4-) Çocuğun hastalıklı ve cılız olmasına sebep olabilir.

Sigara içilen ortamdaki bebeklerde:
1-) Akut nefes yolları hastalıkları
2-) Bronşit ve zatürre
3-) Kronik ortakulak iltihaplanması
4-) Astım ve allerjil rahatsızlıklar
5-) Ani çocuk ölümleri
Bu rahatsızlıklardan biri veya bir kaçı sigara içilen oramda büyüyen bebeklerde görülebilir.

Hamilelik problemlerini tedavi:
1-) Karın ve bacaklardaki yırtılmaları önlemek için çok az badem yağı ile karın ve bacaklar oralanır.
2-) Kabızlığı önlemek için keten tohumu alınır.
3-) Düşük yapma tehlikesi olanları sabina tentürü ile tedavi edilebilir. (Bunun dozajı ve kulanma süresi önemlidir.)
4-) Şayet rahim büyümez ve cenini sıkarsa kadınkökü tentürü kulanılır.
5-) Hamilelik sırasında hamilelerde iyot yetersizliği çocuğun geri zekalı olmasına neden olabilir. Bu nedenle iyotlu tuz alınmalı, deniz ürünleri ve çilek yenmelidir.
6-) Çocuğunun güzel olmasını iseyenler ayva yemelidir.
7-) Hamile bayanlarda ortaya çıkabilecek mineral-, vitamin-, aminoasit-, ve enzim yetersizliğine karşı Gökçek Tonik, Gökçek İksiri, zencefil veya ZYE kulanılır.

Peygamber Efendimiz: Erkek çocuk isteyenler hanımlarından sonra boşalsın ve kız çocuğu isteyenlerde hanımlarından önce boşalsın buyurmuşlardır. Bu hadisin analamı bu gün anlşılmışır, çünkü iki türlü sperm vardır xy-kromozomu taşıyan spermlerki bulara erkek kromozomlu sperm veya kısaca erkek sperm denir. xx-kromozomu taşıyan spermlere ise dişi sperm denir.

Erkek sperm daha hızlı hareket eder, fakat kısa ömürlüdür, çabuk ölür. Dişi spermler yavaş hareket eder, fakat uzun ümürlüdür. Şayet erkek hanımından önce boşalırsa, sperm hızlı hareket etsede yumurta henüz ortada olmadığından ölür ve mücadeleyi dişi sperm kazanır ve çocuk kız olur. Eğer erkek hanımından sonra boaşalırsa yumurta rahime gelmiş olacağından hızlı hareket eden erkek sperm hedefe ulaşır ve çocuk erkek olur.

Eksi bir yöntemde şöyle şayet erkek aşırı yorğun ve kadın dinlenmiş halde cinsel münasebet kurarlarsa, doğacak çocuğun kız olacağı ve erkek dinç, kadın yorğu iken cinsel münasebet olursa doğacak çocuğun erkek çocuk olması tecrübe edilmiştir. Şayet cinsel münasebet adet kesildikten sonra 8-15 günler arasında olursa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.