Tıp Mafyası Modern tıp elbette karşı değilim ama bu haliyle asla benimsemiyorum. Örneğin: Sedef hastalığı, bronşit, tansiyon anormalikleri, romatizma vb rahatsızlıkların tedavisi çok basit ama insanlar 15-20 yıl aynı ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılıyorsa, acı çekiyorlarsa vede servetlerini kaybediyorlarsa bu hiçte doğru değildir. Bunedenle bir çok konuya değinmem gerekiyor. Kolesterol ve lipidi yüksek olan arkadaşım bir ilaç aldı ve ilaç kaslarını dahi eritiğinden aylarca sandelyeye oturamadı, acı çekti, oysa Gökçek İksir ve Kolesterol çayı ile problem kısa sürede ortadan kalkardı.
Tıp Mafyası Yazar ABD, Fransa ve Kanada da tıp eğitimi gördükten sonra bu ülkelerde 25 yıl doktorluk yapmış ve gördüğü yanlışları kaleme almıştır. Eserin İngilizcisi The Medical Mafia ve Almancasın: Die Medizin Mafia adı ile yayınlanmıştır. Yazar: Ghislaine Saint-Pierre Lanctot Yazarın Kitabı hakkında söyledikleri: Sevdalıyım: Sınırsız Sağlığa. Bu hayali gerçekleştirmek için Tıp okudum. Yıllarca doğru yolda olduğuma inandım. Gerçekler ise, tamamen çok farklı idi. Düşünceler, Duygular ve Hisler, jm görülmeyen ve hissedilmeyen muhalefet beni düzenli bilimsel çalışmalarımda sinirlendiriyordu. Bunun üzerine ben başka bir yola, yani Alternatif Tıp’a ve Dogaltedaviye yönlendim, o sağlığı tamamen kapsayan başka çözüm yolları sunuyordu. Bu aroma sırasında bir çok ülkede çok faydalı imkanlar keşfettim.. Fakat buna rağmen insanlar acı çekiyorlar ve ölüyorlar. NEDEN? Cadı Çekici: Engizisyon (Katolik Kilisesi Mahkemesi): 1257-1816 yılları arasında 9 milyon insan (Cadılık yaptıkları gerekçesi ile keyfi olarak yargılamış ve dinden çıktıkları gerekçesi ile günlerce süren işkenceden sonra yakmışlardır. Kilise elinde tuttuğu imtiyazlar ve imkanları korumak için tek tedavi edici ve her şeyi bilen maka olarak bu uygulamaları yapmıştır. Bu sistem kilise ve imtiyazlıları korumak ve kollamak için kurulmuş ve sadece fakir halka karşı ve kendi fikirlerine ters düşenler karşı uygulanmıştır. Bu konuda geniş bilgi Malleus Maleficarum da (Hexenhammer) bulabilirsiniz. (D.M.M.35) Flexner Raporu: Amerika Tıp Birliği (Amerikanische Medical Association) ve Amerika Tıp Akademiler Birliği (Association of Medical Colleges) 1910-1925 yıllarında yaptıkları çalışmalarla Alternatif Tip’i dışlamışlardır. O zaman ABD’de mevcut olan 650 Tıp Fakültesinden 600′unü kapatmışlar ve öğrencilerin sayısını 7500′de 2500′e indirmişler ve tam kontrollü eğitime geçmişlerdir. (D.M.M.36) Alma Ata Konferansı: Dünya sağlık Örgütü 1977′de Alma Ata da konferansta Uluslar arası Tıp Kuralları ve Kriterlerini sunarak bütün dünyada hükümranlığını ilan etmiştir. Dünya sağlık Örgütü dünyanın sağlık bakanlığıdır ve gizli hükümetse bunun arkasındaki gizli hükümetse Rakefeller ve diğer süper holdinglerdir. (D.M.M.37) Fiyat ne? ABD’de 1993de sağlık sektörü kişi başına$ 3000 iken bugün $ 5 500 ulaşmıştır. Yani bütçeden 1.500.000.000.000.000 US $, yani 1,5 trilyon dolar demektir. Bununla 100 milyon araba alınabilir. 10 milyon ev yapılabilir veya 1,5 milyon insana 1 milyon dolar dağıtılabilir. Türkiye’de kanserli bir hastanın aylık tedavisi 30 yıl önce 30 dolar ilken bugün 30 000 dolar olmuştur. Paralar kimin cebine gidiyor? (D.M.M.38) Dr. med. Mag. Theol. Ryke Geerd HAMMER diyor ki: http://www.neue-medizin.de/assets/applets/Die Medizin Mafia.pdf Ortodoks Tıp, hüküm sürdürmek için, dogmatik (Dogmatist:Araştırmadan ziyade itiraz edilmeksizin kabul edilen kati prensiplere dayalı eski tıp öğretilerinden biri) bir sistem geliştirmiştir. Ve herkes öğretiye uymak zorundadır. Ortodoks Tıp bir inanç sistemidir. Ortodoks Tıp Hasta Yapar Ortodoks Tıp:İatrogenik (Hekimin tedavi ve müdahalesi ile meydana gelen; her hangi bir hastalık veya bozukluğun doğan patolojik durum) Hastalıklar ortaya çıkar. Bu konuda Ivan illich’in yazdığı /’Medical Nemesis” isimli kitapta çok kısa ve özlü anlatılmaktadır. İş adamlarının kazanç; listesinde Ortodoks tıp başta gelir: Cezalandırma ve Muhalefet: Devlete mevcut düzenine karşı çıkanlar çok sert tedbirlerle cezalandırmışlardır. Bu Tıpta da böyle olmuştur. Hastalarına başka tedavi yöntemleri öneren ve uygulayan Doktorlar çok sert şekilde cezalandırılmışlardır. Kim Cezalandırıyor? Tıp Mafyası devletin bütün kurumlan ile birlikte çalışıyor. Bir defa ellerine düştü mü kurtulamazsınız. Dr. Ziya Özer isimli bir doktor vardı zakkum’dan kansere karşı ilaç, buldum, diye, ne oldu? Basın, polis, etkili ve yetkili tıp,çevreleri, bakanlar, hukuki müesseseler her bir taraftan üzerine yürüyünce ne bulduğunu da anlamadan adam kayıp oldu. Neden Cezalandırıyorlar: Bu çevreler, uluslararası holdinglerin menfaatlerini savunuyorlar onun içindir tabi. Aşılar, ilaçlar, tıp araç ve gereçlerini kime satacaklar. Satışı artırmak için hastalık teşvik edilmektedir. Tıp Mafyasına karşı gelmek demek, bir daha bu alanda konuşamama demektir. Nasıl cezalandırıyorlar:aynı ortaçağda Engizisyon (Katolik Kilisesi Mahkemesi) mahkemelinde yaptıkları gibi. cadı avına çıkılıyor. Kurban ne kadar erken pes ederse işkencede o kadar erken bitiyor. 1-) Korku, sessiz tehdit: Bu seçilmiş silahtır, karşı koymayı önlemek için. Bunu sadece bilmemiz gerekir, devlete karşı gelindiğinde, bize neler olabileceğini ve başkalarına neler olduğunu görmemiz için. Düşünürsünüz doktorunuzun ne kadar cesaretli ve güçlü olduğunu? Onlarda sizin gibi insandır ve başkacada bir özelikleri yoktur. Ben çok yukarılarda doktorlar gördüm ve onlar şeflerinin önünde yerlerde adeta sürünürler. Bir Unvan veya bir diploma beraberinde otomatikman cesareti de birlikte getirir. 2-) Gözünü Korkutarak Tehdit etme: Devlet gizli dünyalar ve güçler için operasyon yapar. Mektup yazılır ve bunun içinde Doktor suçlanır ve de tehdit edilir. Hedef kurbanı küçültmek ve suçlamak ve aşağılamaktır. Kurban gelecekte kendini nelerin beklediğini bilmemektedir. 3-) Kötü niyetle zorluklar çıkarma ve Tehdit: Kurban vazgeçmemişse, art niyetli zorluklar çıkarılır ve hizaya getirilmeye çalışılır. Bu basit uyanlardan tehditkar yazışmalara kadar gidebilir. Bir komisyondan diğerine sürekli sürülürsünüz. Bir Mahkemeden diğerine koşturmak zorunda bırakılırsınız. Kurallara uymalısınız aksi halde yolla getirilirsiniz. Bu tekniğin amacı sizi hem fidansal, hem ahlaki ve de hem de fiziki olarak c.6kertmektir. 4-) Alay, atasözün de olduğu gibi öldürücüdür. Devlet bunu bilir ve çekinmeden, kendi çıkarları için kullanırlar. Bir tedavi yöntemi ile alay edilir, bu bir cümle, basit bir hareket veya bir kişinin fiziki karakteri bütün değerlerini yıkmak için yeterlidir. 5-) şüphe, ona inancı yıkmak için yeterlidir. Bu çok olağan bir hiledir, insanları karar verme gücünü elinden alma ve sağlıklı düşünmelerini önlenir, şayet biri ile konuşursanız, hemen karşı çıkarlar. Çünkü propagandanın etkisindedirler. Bir yalanı söylendiğinde, insanlar kendi fikirlerini kaybederler ve devletin düşüncelerini otomatik Kabul ederler. 6-) şaşırtma manevrası yanılgıların yayılmasına neden olur. Buda sıkça kullanılan normal bir silahtır, kurbanı şaşırtmak için. Bu devlete karşı olan dikkatleri çevirmede önemlidir. Örneğin bir gerçektir ki doktorlar sigortadan fazla para alabilmek için bir yığın formül doldururlar. (ABD ve AB ülkelerinde) Sanki dosyalan doldurmak hastanın sağlığına bir faydası mi oluyor ki. 7-) Mühürlemek ve Böylece hür düşünceyi önleme. Mühürlemek (kara çalmak) en çok kullanılan yöntemdir, şayet bile tıp adamı mevcut sisteme karşı ise hemen cezalandırılır ve şarlatan damgası yer. şarlatan kelimesini duyunca insanlar adeta donarlar. İnsanların düşünmesi Böylece büyük bir midyenin kapanması gibi insanında düşünmesi fakir üretmesi önlenir. insanlar artık bu konuda bir şey duymak istemezler. Aslında istenende budur ve Böylece karalama hedefine ulaşır. Böylece insanların değerli ve çok önemli bilgi edinmeleri 6nlenmiş olur. Bu batıda böyle ise Türkiye’de nasıl? Zira ilaç sektörü bir kaç holdingin kontrolünde ve bunlarda malum çevrelerin taşeronlarıdır. Seks veya finans skandalı ana silahtır. Bu aşağıdan yukarı doğru yavaş yavaş bir komplo şeklinde düzenlenir ve yürütülür. Bu dürüst insanları şoka uğratır ve namuslu insanları karıştırır. Karşı koyanlar yok edilir veya ezilir. Irkçılıkla suçlamakta çok önemlidir ve Kitaplar, Konferanslar, Kurslar ve benzeri faaliyetlerine sansür getirilir. Bununla ilgili organizasyon ADL (Anti-Diffamation League), yani iftira birliğine karşıtı, bu hareket herkesi susturur. Irkçılık suçlaması istenilmeyen herkese karşı kullanılır, insanlar aşırı sağ göstererek onların korkunç olduğunu yayarlar. Herhangi bir tarikata mensup olduğunu yaymak ve suçlamakta büyük bir silahtır. KURBANIN HAKLARINA VE MALVARLIĞINA EL KONUR. 9-) Örneğin en yaygın olarak doktorların muayene etme haklan ellerinden alınır. Ya tamamen veya geçici olarak muayene etme yetkileri alınır.” Özgürlük hakkı” Kurban hapse atılır. Bunun için bütün güçler harekete geçirilir. Polis tarafından tutuklama, aranma, yargılanma, basında karalama ve hapis. Hani suçlamalar, kime yapılıyorsa ona göre değişir. —Suçlanan doktorsa, ilmi olarak ispat edilmemiş bir yöntemi denediği için suçlanır. —Terapist ise kanunsuz muayene yaptığı iddia edilir ve tıbbi olmayan yöntem kullandığı iddia edilir. 10-) Malvarlığına el koyma: Mali olarak da cezalandırılabilir, aniden defterdarlıktan gelen ve eski hesaplan karıştıran memurlar Kurbana yüklü cezalar uygular. Aynı zamanda sigortadan gelen yetkili kişilerde aynı şekilde borçlu ve suçlu çıkarır. Bunlar tabi kişiye büyük maddi külfetler getirir. GANİMETE İŞKENCE EDİLİR VE NİHAYET KURBAN EDİLİR 11-) şiddetle inançlarından vazgeçmeyen tıbbiyelilere, çok daha ağır yöntemler uygulanır. Örneğin ABD’li ilim adamı araştırmacı, immuoloji doktoru Laboratuarında yaptığı araştırmalarda AIDS ‘e HlV-Virüsünün sebep olmadığını yaptığı araştırmalarda tespit edince Araştırma parası kesilmiş, raporu tahrip edilmiş, ürettiği ürünlerin satılmasına yasak gelmiştir. 12-) Onları son olarak susturmak: Canlı veya ölü ganimet torbaya tıkılır. Onlar uzun süre£ok uluslararası sermayenin önünde artık engel olamazlar. Ganimet bitkindir, şayet hala vazgeçmiyorsa merhamet teması vurulur. Yetkililer sıradan çıkanları hizaya getirmekle görevlidir. Afyon savaşlarını hatırlayacak olursanız bunu da aynı zihniyet (çıkarmıştı kendi droglarını garantilemek için. Bugün dogların satışı sorunu var. Bu artık legalleşmiş ve az öldürücü olmuştur. Ve büyük kazançlar garantilenmiştir. GERÇEKLERI GÖRMEZLİKTEN GELMEYİN Bu Metnin yazarı Dr. med. Mag. Theol. Ryke Geerd HAMMER (http://www.neue-medizin.de/assets/applets/Die Medizin Mafia.pdf ) başımdan geçenleri incelemiş ve kendisi ile ilgisi olmadığını sistemin böyle olduğunu tespit etmiştir ve bu metni ele almıştır. İsteyen metnin Almancasına bakabilir. Sadece kolesterol düşürücü ilaçların cirosu Türkiye’nin bütçesinin birkaç kati olduğunu düşünürsek için önemi anlaşılır. Kimyasal ilaçlar: ABD’de 700 000, Almanya’da 25 000 ve İngiltere’de 30 000 kişinin yılda kimyasal ilaçlardan öldüğü bilinmektedir (Hans Weiss 3*taglich isimli kitabi). Türkiye’de mutlaka daha fazladır, ama bu konulan kim araştıracak. Almanya’da insanlar doktora gittiklerinde mutlaka doğal ilaç isterler ve mümkün oldukça kimyasal ilaçlardan kaçarlar. Kimyasal ilaçlardan bazılarının yan tesirleri hakkında tehlikeli maddelerde yer verdim. Araştırmalar: Star TV de işin uzmanı olmayan kişiler tarafından yapılan tartışma nedeniyle bu konuya yeniden dönmek zorunda kaldım. Kadir Çelik _her konuda biz ABD ve Avrupa’yı örnek alıyoruz. Bu konuda onlar bizi örnek alacaklar diyor, keşke öyle olsaydı. Adamlar kalınbağırsak kanseri olan 764 343 hasta üzerinde araştırma yapıyorlar ve kanserin sağlıksız beslenmeden olduğunu ispatlıyorlar. Dünyanın en ciddi ve büyük Üniversitelerinde yapılan araştırmalarda ise Aloe Vera nın faydası ispatlanıyor. Türkiye’de ilim adamı olmak, konunun uzman olmak önemli değil, yeter ki prof, olun artık her konuda konuşabilirsiniz. Aloe Vera jeli Dünyanın 200 ülkesinde satılıyor, problem olmuyor, yan tesiri görülmüyor, ama Türkiye de yasaklanıyor. Bundan da bizdeki ilaç mafyasının ne kadar güçlü olduğu anlaşılıyor medya, etkili ve yetkili ^evreler. Geniş bilgi için aloeverabu ve tehlikeli maddelere bak. Gözlemlerim Kemer Kancası: Nine: Ona gönderdiğim bitkisel ilaçla kadıncağız 40-50 günde romatizmayı atlattı. Sonra diğer rahatsızlıklarını tek tek sırası ile iyileştirdik. Elhamdülillah. Bir gün doktoru aniden ziyarete gelmiş ve bitkisel ilaçları saklayamamış. Doktoru bunlar ne diye sorunca, ona sen beni 20 sene hastalandırdın benim gerçek doktorum beni 6 ayda iyileştirdi demiş ve doktoru fırçalamış.. KBB Doktoru: Ama bende kulak ağrıları başladı. KBB doktoruna gittim, mantar dedi aylarca verdiği ilaçları kullandım. Sonbaharda ağrılar yeniden başladı. Başka KBB doktoruna gittim, ekzem dedi ve yazdığı ilaçları kullandım ve bir kaç ay sonra yeniden rahatsızlandım. Başka KBB doktoruna gittim, sinirler buzulmuş sürekli atkı taşıyacaksın ve kulağını temizlemeyeceksin, o zaman kulak hassaslaşıyor dedi. Dediğini yaptık, fakat ağrılar yeniden başladı. Aynı şekilde oğlumda da kulak ağrısı vardı ve çocuğu da sürekli doktora götürüyorduk ve tavsiyelerin hiçbiri fayda vermiyordu. 7. Çocuk doktoru orta kulaktan boğaza bir kanal açılır bu kanalda tıkanma olursa rahatsızlık olur ağrı verir dedi ve bize nane yağı, okaliptüs yağı ve terpentin karışımından oluşan bir krem tavsiye etti. Bunu kulağının arkasına ve çene altına sürdük. Çocuk iyileşti, aynısını kendimde denedim bende iyileştim. O günden beri çok şükür ne benim, nede oğlumun kulağı ağrır. Ürolog Doktora gittim, rahatsızlığımın sebebi nedir diye, böbreklerini üşütmüşsün dedi ve ilaç. yazmak istedi. Gerek yok artık ağrımıyor, çünkü şu şu bitkileri karıştırıp çayını içtim dedim. Doktor çok tehlikeli olabilirdi neden beni dinlemeden kendi başına böyle şeyler yapıyorsun dedi. Bende ona fitoterapi de biraz bahsedince sinirlendi ve ben mi doktorum sen mi diyerek konuştu ve çık git dedi. Ben: Hacı Mehmet Emmi: Bacanak: Muhammed şamil larenjitten (gırtlak iltihaplanması) dolayı nefes alamıyor. Üniversitenin (çocuk kliniğinde çocuğa enhelasyon yapmamız gerek dediler. (çocuğu hastaneye yatırmayacaklarmış, çünkü yapacak bir şeyleri olmadığını söylediler ve tuzlu su ile enhelasyondan başka bir çaresi yok dediler. Bende evde tuz da su da var o zaman ben burada daha fazla beklemeyim diyerek çocuğu eve götürdüm. Ben onu hepar sulfurisle tedavi ettim, bu ürün 200 yıldır homeopatide psodokrupa karşı basan ile kullanılır ve tek çaresi de budur. Arkadaşın: Bir Bayan: Bir Alman Bayan: İş Arkadaşı: Bir Tanıdık: Bir Bayan: İtalya: Haymana Kaplıcaları: Adam ben şifalı bitkileri tanımam, o eskidendi köyde bu işi bilen biri olurdu herkesi birkaç bitki ile iyileştirirdi, şimdi onlar yok artık. şimdi doktorlar var ve onların yazdığı faydasız ilaçlar dedi. Nasıl oldu da bu hale geldiniz dedim. adamcağız böbreklerini üşüttüğünü ve doktora gittiğini onun yazdığı ilacın yan tesirinin tansiyonunu yükselttiğini, bu sefer onun için ilaç yazdığını onu kullanmaya başlayınca, karaciğere zarar verdiğini ve Böylece zamanla ayaklı eczane gibi olduğunu söyledi. Ben ona şayet İlk hastalandığımda altın başak otunun çayını içseydin bunların belki de hiçbirini görmezdin dedim. Bu amaca gibi binlerce insan perişan oluyor ve yıllarca ilaçlara bağımlı ve acı çekerek yağamaya mahkum oluyorlar ve de çoğu servetini kaybediyor. Önümüzdeki yüz yılda dünyayı büyük firmalar özellikle de ilaç firmaları yönetecek. Yoksa yönetiyor mu demeliydim? İnsanlık!İlaç tüketimi açısından tek yönlü muazzam bir propagandanın etkisi altında. Bizi görsel ve yazılı medya aracılığı ile korkutup “hapı yutmazsanız hapı yutarsınız…” diyorlar.. Öyle bir bilgi bombardımanına tutuluyoruz ki ne kadar aldırmazlık edersek edelim bir süre sonra ‘Acaba yanılıyor muyum? Bu vitamin sahiden işe yarıyor da ben mi almıyorum?’ diye şüpheye düşüyor, yanımızda avuç avuç ilaç yutan, muhtemelen Amerika’dan yeni dönmüş mesai arkadaşımızı gördükçe ‘Yoksa bu kendini beğenmiş benden uzun mu yasacak?’ diye geriliyoruz. Bir gün, iki gün dayanıp sonunda ‘Parasıyla değil mi?’ deyip en yakın eczanenin yolunu tutuyoruz… Yalan mi? Dünyada ki yeni ilaçlarla ilgili tüm bilimsel çalışmaları ve araştırmaları ilaç firmaları yaptırıyor. Esasında üniversiteler ve bağımsız araştırma kuruluşları yapıyor görülüyor ama arkada parayı bastıran ilaç firmaları. Size araştırmayı yaptırırken de baştan bir mukavele imzalatıyorlar; sonuçlar ancak onlar isterse yayınlanabiliyor. Haberleri olmadan araştırma sonuçları hakkında konuştunuz mu yandınız, bir anda kendinizi mahkeme kapılarında bulabilirsiniz. Her şey denetim altında olduğundan bir ilacın yan tesirleri ile ilgili bir araştırma yapmak isterseniz ulaşacağınız bilgiler de sınırlı oluyor. inanmazsanız her hangi bir ilaç. için Internet’te araştırma yapmaya kalkın. Yararlan ile ilgili binlerce yazı bulabilirsiniz; örneğin, siz o ilacı kan sulandırmak için aldığımızı zannederken bir bakarsınız ki meğer o ilaç kansere, kalbe, bağırsaklara, gaza, hatta mayasıra bile iyi geliyormuş da haberiniz yok!… Nereden alabileceğiniz, kaça alacağınız, nasıl ısmarlayacağınız hepsi Internet’te yazılı… Yan tesirlerini bulabilmek içinse elinizde büyüteç, Sherlock Holmes gibi sıkı bir araştırmacı olmanız lazım. Bulabileceklerinizin, ancak firmanın sizin ‘bulmanıza izin verdikleri’ olduğunu da bilin. Başta Kanada ve Amerika olmak üzere, ilaçların yan tesirleri yüzünden her yıl binlerce kişinin olduğu veya hastanelik olduğu ülkelerde devlet, halkı bu konuda aydınlatan özel birimler ve Internet siteleri kurmaya başladı. Darısı bizim Sağlık Bakanlığının başına diyeceğim ama becermeye çalışıp beceremedikleri o kadar iş var ki, bu işe ne zaman sıra gelir bilmem… Benden size tavsiye eğer sağlıklı olmak istiyorsanız ilaç firmalarının ‘hapı yutmazsanız, hapı yutarsınız’ sözlerine kulaklarınızı tıkayın, mutlaka gerekmedikçe ilaç almayın, unutmayın Hapı yutarsanız, hapı yutarsınız’… |