<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>vucut.org, vücudumuz, organlarımız, hastalıklar, tedaviler, beslenme, yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.vucut.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.vucut.org</link>
	<description>vücudumuz hakkında bilmemiz ve yapmamız gerekenlerin bulunduğun kapsamlı bir site.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 10:09:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Midedeki Onikiparmak Ülseri Hastalıkları</title>
		<link>http://www.vucut.org/midedeki-onikiparmak-ulseri-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/midedeki-onikiparmak-ulseri-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 10:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide-Bağırsak rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak için şifalı bitkileri]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak rahatsızlıkları nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[bağısak ülseri]]></category>
		<category><![CDATA[inikiparmak bağırsağı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2241</guid>
		<description><![CDATA[Ülser kelime anlamı olarak açık yara demektir. Midede ve onikiparmak bağırsağında iç yüzeyi kaplayan doku­nun bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak ülser gelişebilir. Alkol, sigara, kafeinli gıdaların aşırı tüketilmesi, dengesiz beslenme, çok yemek yeme ve bazı ilaçlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2242" title="inikiparmak bağırsağı " src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/onikiparmak-barsagi-ulseri1-150x150.jpg" alt="inikiparmak bağırsağı " width="150" height="150" />Ülser kelime anlamı olarak açık yara demektir. Midede ve onikiparmak bağırsağında iç yüzeyi kaplayan doku­nun bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak ülser gelişebilir. Alkol, sigara, kafeinli gıdaların aşırı tüketilmesi, dengesiz beslenme, çok yemek yeme ve bazı ilaçlar ülser gelişimini hızlandırabilir.</p>
<p>Mide ülseri hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Daha çok orta yaşlılarda görülür. Kadın ve erkeklerde eşit orandadır. Ağrı karnın üst kısmında yemeklerden 1-1.5 saat sonra başlar. Ağrının yanı sıra iştahsızlık, hafif kilo kaybı ve bulantı vardır. Hastalar nadir olarak kusar. Hasta ağrıyan bölgeyi tam göbeğinin üzerinde gösterir. Ağrı başlangıçta belirli aralıklarla görülür. Daha sonra ağrılı dönemler sıklaşır, sürekli bir hal alır. Midenin onikiparmak bağırsağına geçme­den önceki son kısmının ülserleri midenin tıkanmasına neden olabilir. Bu takdirde hastalar yemekten sonra kusarlar. Bazı ülserler mideyi delerek komşu pankreas gibi organlarda da harabiyete neden olabilirler.</p>
<p>Onikiparmak bağırsağı ülserleri ise göbekte karnın merkezinde veya sağ kabur­ga kenarında ağrıya neden olur. Ağrı bele doğru yayılabilir. Daha çok genç ve orta yaşlı erişkinlerde ve erkeklerde görülür. Mide ülserinin aksine açken ortaya çıkar. Yemek yiyince azalır. Ağrı belirli aralıklarla ve birkaç günden bir kaç haf­taya kadar sürecek şekilde seyreder. Arada aylarca ağrısız dönemler vardır. Özel­likle bahar aylarında artar. Sigara, alkol, asitli yiyecekler ağrının şiddetlenme­sine neden olur. Ağrının yanı sıra hazımsızlık vardır. Bulantı ve kusma seyrek görülür.</p>
<p>Geçmiş yıllarda mide ve onikiparmak bağırsağı ülserleri cerrahi yöntemle organın ülserli kısmının alınması şeklinde tedavi edilmekteyken, günümüzde ilaç tedavisi ile tam şifa mümkün olmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucu ülsere bir bakterinin neden olduğunun saptanması ilaç tedavisini mümkün kılmıştır. Bu bakteriyi etkisiz hale getiren antibiyotiklerin, mide asit salgısını azaltan ilaçlarla birlikte kullanılması sonucunda ülser tamamen iyileşmektedir.<br />
<iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/c6o-3LO3r4o" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/midedeki-onikiparmak-ulseri-hastaliklari.html" title="bobrek yatagi nasil organ">bobrek yatagi nasil organ</a></li><li><a href="http://www.vucut.org/midedeki-onikiparmak-ulseri-hastaliklari.html" title="şifalı bitkiler">şifalı bitkiler</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/midedeki-onikiparmak-ulseri-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Safra Kesesinden Kaynaklanan Ağrılar</title>
		<link>http://www.vucut.org/safra-kesesinden-kaynaklanan-agrilar.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/safra-kesesinden-kaynaklanan-agrilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 10:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide-Bağırsak rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[mide hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[safra]]></category>
		<category><![CDATA[safra hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2238</guid>
		<description><![CDATA[Safra yollarının ani olarak taşa bağlı olarak tıkanması, safra kesesinin iltihapları veya taşı karnın sağ üst dörtte birinde ve göbekte şiddetli batma tarzında ağrılara yol açar. Bu ağrı sırta ve sağ omuza yayılabilir. Özellikle orta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2239" title="safra keskesi hastalıkları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/kese1-150x150.jpg" alt="safra keskesi hastalıkları" width="150" height="150" />Safra yollarının ani olarak taşa bağlı olarak tıkanması, safra kesesinin iltihapları veya taşı karnın sağ üst dörtte birinde ve göbekte şiddetli batma tarzında ağrılara yol açar. Bu ağrı sırta ve sağ omuza yayılabilir.</p>
<p>Özellikle orta yaştaki kadınlarda daha sık görülmektedir. Ağrının yanı sıra bulantı ve kusma vardır. Safra kesesi ilti­habında hafif ateş yükselmesi görülebilir. Belirgin hazım­sızlık vardır.</p>
<p>Safra taşlarının safra yollarını tıkaması ile ağrının yanı sıra ani sarılık gelişebilir, idrar rengi koyulaşır. Dışkının rengi açılır. Bu gibi durumlarda hastanın acil olarak ameliyata alınması gerekir. Safra taşı veya ilti­habının tedavisi genellikle cerrahidir. Safra kesesi operasyonları artık hemen hemen her zaman kapalı yöntemle, laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bazı hastalarda safra kesesi alındıktan sonra da ağrı ve hazımsızlık devam eder. Özellikle yemek yedikten sonra bulantı, kusma ile birlikte ağrı baş gösterir. Ameliyat bölgesinde bastırmakla hassasiyet vardır. Ağrı aynı safra kesesi varmış gibi devam eder. Bazı hastalar safra kesesinin alınmadığı kuşkusuna kapılabilir­ler. Nedeni tam belli olmayan bu ağrı hecmeler halinde sürer. Kadınlarda daha sık görülür.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/kLIkaLkOPKE" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/safra-kesesinden-kaynaklanan-agrilar.html" title="safra kesesinden kaynaklanan hastalıklar">safra kesesinden kaynaklanan hastalıklar</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/safra-kesesinden-kaynaklanan-agrilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apandist Ağrıları İle Gelen Sorunlar</title>
		<link>http://www.vucut.org/apandist-agrilari-ile-gelen-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/apandist-agrilari-ile-gelen-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 10:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide-Bağırsak rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[apandist]]></category>
		<category><![CDATA[apandist ağrısı nasıl belli olur]]></category>
		<category><![CDATA[apandist alınırmı]]></category>
		<category><![CDATA[apandist ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2234</guid>
		<description><![CDATA[Apandisit apandis adı verilen ince bağırsağın son bölümündeki körbağırsak denen kısmın ucundaki yapının iltihabıdır. Apandisit her yaşta görülebilir. Ama en sık görüldüğü yaşlar 10-30 yaş arasıdır. Çocuklarda en sık görülen acil ameliyat nedenidir. İltihabın gelişmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2235" title="apandist ağrısı" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/apandist2-150x150.jpg" alt="apandist ağrısı" width="150" height="150" />Apandisit apandis adı verilen ince bağırsağın son bölümündeki körbağırsak denen kısmın ucundaki yapının iltihabıdır. Apandisit her yaşta görülebilir. Ama en sık görüldüğü yaşlar 10-30 yaş arasıdır. Çocuklarda en sık görülen acil ameliyat nedenidir.</p>
<p>İltihabın gelişmesi ile önce kunt, orta derecede ve sürekli bir ağrı başlar. Ağrı önce 3-5 saatlik bir süre için göbek çevresinde hissedilir. Daha sonra karnın sağ alt bölgesinde sabitleşir. Bu bölgenin elle muayenesinde aşırı hassasiyet gözlenir. Karın duvarı sertleşmiştir. Hafif ateş vardır.</p>
<p>iltihabın ilerlemesi ve apandisin patlaması bütün karını saran şiddetli ağrılara yol açar. Ani olarak gelişen ve karnın sağ alt köşesini tutan şiddetli ağrılarda ilk akla gelmesi gereken neden apandisit olmalıdır. Bu gibi durumlarda ağrı kesici verilmesi son derece tehlikelidir. Ağrı kesici verilmeden önce tanı konması ve hastaya gerekli diğer girişimlerde bulunulması gerekir. Aksi halde iltihaplanan apandis patlar ve iltihap bütün karına oradan da bütün vücuda yayılabilir.</p>
<p>Apandisitin standart tedavisi ameliyattır. Günümüzde pek çok merkezde apan­disit için laparoskopik yolla kapalı ameliyat uygulanmaktadır.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/6xPXnFo3LeM" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/apandist-agrilari-ile-gelen-sorunlar.html" title="apantist ağrısı nasıl bellı olur">apantist ağrısı nasıl bellı olur</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/apandist-agrilari-ile-gelen-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Yaşta Ve Cinsiyette Görülen Karın Ağrısı</title>
		<link>http://www.vucut.org/yasta-ve-cinsiyette-gorulen-karin-agrisi.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/yasta-ve-cinsiyette-gorulen-karin-agrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:49:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mide-Bağırsak rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların karın ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[karın nede ağrır]]></category>
		<category><![CDATA[miğde]]></category>
		<category><![CDATA[üşütünce karın ağrısı nasıl geçer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2229</guid>
		<description><![CDATA[Karın boşluğu birçok organı barındırmaktadır. Bu organ­ların her birinin çeşitli hastalıkları ağrıya neden olabilir. Bu organların hastalıklarını değerlendirirken ağrı genellikle baş ağrısı ve bel ağrısından farklı olarak uyarıcı nitelik taşır. Karın ağrısı vakit geçirilmeden değerlendirilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2230" title="karın ağrıları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/karin-agrisi1-150x150.jpg" alt="karın ağrıları" width="150" height="150" />Karın boşluğu birçok organı barındırmaktadır. Bu organ­ların her birinin çeşitli hastalıkları ağrıya neden olabilir. Bu organların hastalıklarını değerlendirirken ağrı genellikle baş ağrısı ve bel ağrısından farklı olarak uyarıcı nitelik taşır. Karın ağrısı vakit geçirilmeden değerlendirilmesi gereken bir belirtidir. Diğer kronik ağrılarda ağrı kesiciler ver­ilirken, karın ağrılarında neden belirlenmeden ağrı kesici verilmesi son derece sakıncalıdır. Çünkü bu durumda ağrının kesilmesiyle altta yatan hastalık gizleneceğinden tedavide geç kalınarak daha büyük zararlara yol açılabilir.</p>
<p>Karın boşluğunda mide, bağırsaklar, karaciğer, pankreas, safra kesesi, safra yol­ları, dalak, apandis, böbrek ve idrar yolları, mesane, kadınlarda rahim ve yumurtalıklar, erkekte prostat bulunmaktadır. Bütün bu organlardan ve karın duvarından kaynaklanan birçok akut ve kronik ağrı vardır. Bütün bu ağrıların değerlendirilmesi oldukça zordur. Hastanın iyi tetkiki gereklidir.</p>
<p>Karın ağrıları içerisinde en sık görülenler apandisite bağlı karın ağrıları, safra kesesinin iltihap ve taşlarından kaynaklanan ağrılar, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserinden kaynaklanan ağrılar, pankreas bezinin iltihaplarından kay­naklanan ağrılardır. Ayrıca karın organlarının kanserlerinde şiddetli ağrılar ortaya çıkar.<br />
Karın ağrıları genellikle tanıya daha kolay ulaşabilmek için ağrının yerleştiği bölgeye göre sınıflandırılırlar. Bu amaçla karın bölgesi çeşitli kısımlara ayrılır.</p>
<p><strong>Göbek Çevresi, Karın Ağrı</strong></p>
<p>Göbek çevresindeki ağrılar ince bağırsak hastalıkları ve apandis iltihabı (apan­disit) ile ilişkili olabilir.</p>
<p>Üst orta bölge<br />
Bu bölgeye epigastrik bölge de denir. Göbeğin üstünde orta hatta yer alır. Bu bölgenin ağrıları genellikle mide hastalıkları ile ilgilidir. Bunlar mide ekşimesi, gastrit ya da ülser olabilir. Ayrıca ince bağırsağın üst bölümü (onikiparmak bağırsağı), pankreas ve safra kesesi hastalıklarında da bu bölgede sürekli ve şid­detli ağrı oluşabilir. Bu bölgede ağrıya neden olan bir başka durum ise diyafram fıtığıdır. Tüm bunlardan başka bölgede yer alan organların (mide, pankreas) kanserlerinde de karnın üst orta bölgesinde şiddetli ağrı ortaya çıkar.</p>
<p>Üst sol bölge<br />
Bu bölgede ağrı çok sık değildir. Bazen mide, dalak, pankreas ve kalın bağırsak­la ilgili hastalıklarda görülebilir.</p>
<p>Üst sağ bölge<br />
Üst sağ bölgede şiddetli ağrının en önemli nedeni safra kesesinde iltihaplan­madır. Bu durumda ortaya çıkan ağrı göbeğe ve bele yayılabilir. Bazen pankreas veya onikiparmak bağırsağından kaynaklanan hastalıklar da karnın sağ üst böl­gesinde ağrıya neden olabilir.</p>
<p>Alt orta bölge<br />
Bu bölgede ağrı kalın bağırsak iltihaplarına, kadınlarda idrar yolu enfeksiyon­ları ya da üreme organları ile ilgili hastalıklara bağlı olabilir. Bölgenin sık görülen bir ağrılı hastalığı da spastik kolondur.</p>
<p>Alt sol bölge<br />
Sıklıkla son bağırsaktan kaynaklanan problemler bu bölgede ağrıya yol açar. Divertikülit adı verilen özel bir kalın bağırsak iltihabı ve Crohn hastalığı örnek olarak sayılabilir.</p>
<p>Alt sağ bölge<br />
Kalın bağırsak hastalıklarında bu bölgede de ağrı görülür. Apandisit ağrısı da başlangıç döneminin ardından karnın sağ alt bölümüne yayılır.</p>
<p>Yansıyan ağrı<br />
Akciğerlerin alt kısımları, böbrekler, rahim ve yumurtalıklar gibi karın dışında yer alan organlardan kaynaklanan ağrılar bazen karın bölgesine yayılır. Bu tip ağrıya yansıyan ağrı adı verilir. Ayrıca karın organlarından kaynaklanan ağrıların da başka bölgelere yayılmasına sık rastlanır. Örneğin sahra kesesi ağrısı göğse ve sağ omuza, pankreas ağrısı bele ve kürek kemiklerinin arasına yayılır. Bunlar da yansıyan ağrıya örnek durumlardır.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/kLIkaLkOPKE" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/yasta-ve-cinsiyette-gorulen-karin-agrisi.html" title="LİPOM EPİGASTRİK BÖLGE">LİPOM EPİGASTRİK BÖLGE</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/yasta-ve-cinsiyette-gorulen-karin-agrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tedaviler Basamak Basamak Gidilmeli</title>
		<link>http://www.vucut.org/tedaviler-basamak-basamak-gidilmeli.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/tedaviler-basamak-basamak-gidilmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:41:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser, Kist, Miyom, Lipom]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç süreci]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli hasta]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2226</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü dünya çapında uygulanmak üzere standart bir kanser ağrısı tedavi sistemi geliştirmiştir. Yapılan çalışmalar bu sistemle kanser ağrılarının %70 ila 90&#8242;ının didindirilebildiğini göstermiştir. Bu sistem, kanser hastaları için en etkili ağrı tedavi yönteminin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2227" title="tedavi süreci" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/gozyasi-tikanikligi-tedavisi-1471-150x150.jpg" alt="tedavi süreci" width="150" height="150" />Dünya Sağlık Örgütü dünya çapında uygulanmak üzere standart bir kanser ağrısı tedavi sistemi geliştirmiştir. Yapılan çalışmalar bu sistemle kanser ağrılarının %70 ila 90&#8242;ının didindirilebildiğini göstermiştir. Bu sistem, kanser hastaları için en etkili ağrı tedavi yönteminin ağrı kesici ilaçlar olduğu fikrini esas alır. Bu sistemi oluşturan üç basamağın her biri ağrı kesici ilaçların değişik kombinasyonlarını içerir. Ağrı tedavisi için en alt basamak olan 1. basamaktan başlanmalıdır. Bu basamakla ağrı diniyorsa daha üst basamaklara geçmeye gerek yoktur, ancak ağrı devam ediyorsa 2. ve 3. basamaklara geçilmelidir.</p>
<p>1. Basamak Hafif ve orta şiddette ağrılar içindir. Opioid olmayan ağrı kesi­ciler bu basamakta yer alırlar. Beraberinde yardımcı ilaçlar da verilebilir.</p>
<p>2. Basamak Sadece opioid olmayan ağrı kesici ilaçlarla dinmeyen orta şid­dette ağrılar içindir. Bu basamakta zayıf opioidler ve opioid olmayan ağrı kesi­ciler kombine edilir. Yine yardımcı ilaçlar da ilave edilebilir.</p>
<p>3. Basamak Orta ve şiddetli ağrılar içindir. Yardımcı ilaçlarla birlikte güçlü opioidlerle opioid olmayan ilaçların kombinasyonu kullanılır.</p>
<p>Psikoterapi</p>
<p>Psikolojik ve duygusal değişkenler kanser ağrısında çok önemli bir role sahiptir. Kanser ağrısı çeken hastaların duygusal streslerinin düzeyi bireysel değişiklikler gösterir ve kişilik, aile desteği gibi pek çok faktöre bağlıdır. Kanser ağrısı çeken hastaların %25&#8242;inde çeşitli düzeylerde depresyon varlığı gösterilmiştir ve hastalığı ileri düzeyde olanlarda bu oranın %70&#8242;e kadar çıktığı görülmektedir. Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilen ağrı pek çok kanser hastasında intihara bile yol açabilir. Psikoterapi kanser ağrısı ile mücadelenin çok önemli bir parçasıdır. Psikoterapinin amacı hastaya duygusal destek sağlamak ve kanser hastalarının bu kritik duruma adapte olmalarına yardımcı olmaktır. Kanser Ağrısı Tedavisinde Girişimsel Yöntemler<br />
Kanser ağrısında ilaçların doğru kullanılması halinde hastaların %85&#8242;inde ağrı kontrol altına alınabilir. Yetmediği durumlarda ise girişimsel yöntemlerden yararlanılabilir.</p>
<p>Kanser ağrısında kullanılan girişimsel yöntemler:</p>
<p>a. Nörolitik- sinirleri tahrip edici sinir blokları<br />
b. Radyofrekans termokoagülasyon<br />
c. Morfin pompaları</p>
<p>olarak sınıflandırılabilir. Bu yöntemler ancak bu konuda eğitim görmüş ağrı uzmanları tarafından uygulanmalıdır. Hastalara bu yöntemlerin yan etkileri, riskler önceden anlatılmalı ve onayları alınmalıdır.<br />
Nörolitik sinir bloğu kanser ağrısı olan bölgeye giden sinirlerin alkol, fenol gibi ilaçların görüntüleme altında tahrip edilmesidir. 6 ay civarında etk­ili olurlar.</p>
<p>Bu sinirler radyofrekans tekniği ile yakılarak da tahrip edilebilir. Morfin pompalan morfinin ağızdan artık eskisi gibi etkili olmadığı durumlarda uygulanan omurilik çevresine yerleştir­ilen pompalardır. Bu yöntemin en önemli özelliği ağızdan alınan doza göre yüz misli daha kuvvetli olmasıdır.<br />
Bu yöntemler &#8220;Girişimsel Yöntemler&#8221; bölümünde ayrın­tılı olarak anlatılmıştır.</p>
<p>Kanser Ağrısı ile İlgili Önemli Noktalar</p>
<p>Kansere yakalanmak mutlaka ağrı çekileceği anlamına gelmez. Kanser ağrısız bir şekilde sürebilir. Ağrının şiddetlenmesi de her zaman hastalığın ilerlediğini ve kötüye gittiğini göstermez.<br />
Kanser ağrısının dindirilmesi için pek çok değişik ilaçlar ve ilaç dışı yöntemler mevcuttur. Kanser hastaları ağrıyı kanser hastalığının doğal bir parçası olarak kabullenmemelidirler. Ağrının dindirilmesi halinde uyku düzeninde iyileşme, iştahta düzelme, işe, sosyal hayata ve hobilere devam edebilme mümkün ola­caktır.</p>
<p>Ağrının şiddetini sadece hastanın kendisi bilebilir. Kanser ağrısı çeken hasta ağrısının kendisini ne derece rahatsız ettiğini açık bir şekilde doktoruna söylemelidir. Bu, hem ağrının kesilmesi için gerekli tedavilerin etkili bir şekilde yapılmasını sağlayacak hem de hekime hastalığın gidişatıyla ilgili değerli bilgi sağlayacaktır. Ağrılı hastalar ağrının kesilmesini talep etme hakkına sahiptirler ve bu konuda ısrarcı olmalıdırlar.</p>
<p>Aşağıda kanser ağrısı ile ilgili bazı gerçekler sıralanmıştır:</p>
<p>Kanser ağrısı hemen hemen her zaman dindirilebilir bir ağrıdır.<br />
Kanser ağrısını dindirmek için çok çeşitli ilaçlar ve yöntemler mevcuttur. Hasta ağrısı ile ilgili olarak hekimiyle konuşmalı ve hekiminin kendisine ağrının nedeni ve nasıl dineceği ile ilgili bilgileri anlatmasını istemelidir. Ancak elbette bir hekim tıbbi sorunların tümünü bilemez. Eğer hastanın ağrısı geçmiyor ve kanser tedavisini yürüten hekimi ağrıyı dindirmek için başka seçenek kalmadığını söylüyorsa, hasta bir ağrı uzmanına başvurmalıdır. Ağrının kesilmesi kanser tedavisinin bir parçasıdır.</p>
<p>Ağrının şiddetini ve şeklini bilmek doktor için önemlidir. Ağrıyla ilgili bilgi sahibi olan doktor tedaviyi daha etkili yönlendirecektir. Kanser hastaları dok­torun dikkatini ağrıya çekmenin kanser tedavisini aksatacağını düşünmeme­lidirler.</p>
<p>Ağrının başlamasını veya kötüye gitmesini önlemek onu kontrol etmenin en iyi yoludur.<br />
Ağrı tedavisine ağrının şiddetlenmesini beklemeden başlamak gereklidir. Hastalar ağrılarının dindirilmesini talep etmek için ağrının dayanılmaz nokta­lara gelmesini beklememelidirler. Bu durumda ağrı daha da artacak, kontrolü zorlaşacak ve dindirmek için daha yüksek ilaç dozları gerekli hale gelecektir. Tüm ağrılı hastalar ağrının dindirilmesini talep etme hakkına sahiptir. Herkes ağrıyı aynı şekilde hissetmez. Ağrı çeken hasta, bunu ifade etmeyi bir zayıflık ya da cesaretsizlik göstergesi olarak düşünmemelidir. Tam tersi ağrı başladığı andan itibaren dindirilmesini talep etmelidir. Ağrının dindirilmesini talep etmek insan hakkıdır.</p>
<p>Ağrı kesicilerin kanserli hastalarda bağımlılık yapma ihtimali çok düşüktür. Bağımlılık ağrı kesici alan hastaların başlıca korkusudur. Bu korku hastanın yeterli ilaç almasını önleyebilir. Hastanın çevresindeki kişiler de bağımlılık korkusu yüzünden hastaya ağrıya dayanması ve ilaç almaması konusunda telkinde bulunabilirler. Bağımlılık önüne geçilemeyecek bir şekilde ilaç alma arzusu ve kullanımı şeklinde tanımlanmaktadır. Ağrılı hastalarda morfin ve morfin türevi ilaçlarla bile bu tanıma uyan bir bağımlılık halinin görülmesi çok çok nadirdir. İhtiyaç ortadan kalktığında doz azaltılarak ilaç kesilir. Ağrı kesici ilaçlar hastaların çoğunda sürekli uyku haline ya da sarhoşluğa neden olmazlar.</p>
<p>Bazı ağrı kesici ilaçlar ilk alındıklarında sersemliğe neden olabilirler. Bu durum birkaç gün içinde ortadan kalkar. Bazen de ağrı kesici kullanımı sonrası bir süre devam eden aşırı uyuma hali, hastanın ağrılı geçen günler boyunca bitkin düşmüş olmasına ve uykuya hasret kalmasına bağlıdır. Hasta, uyku halinin uzun süre devam etmesi halinde doktorla konuşmalıdır, bu durumda ilaç değişimleri veya doz değişiklikleri ile durum kontrol altına alınabilir. İlaçların yan etkileri önlenebilir veya tedavi edilebilir.</p>
<p>Bazı ağrı kesici ilaçlar kabızlığa, bulantı ve kusmaya veya uyuşukluğa neden olabilir. Bu durumda hasta hekimine bilgi vermelidir. Kabızlık için çeşitli dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanılabilir, ancak en iyi yöntem beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesiyle bu durumun önüne geçmektir. Lifli gıdaların tüketilmesi kabızlığı ortadan kaldırabilir. Bulantı ve kusma için ise çeşitli bulantı giderici ilaçlar verilir. Bu yan etkilerin devam etmesi durumunda da ilaç veya doz değişiklikleri etkili olabilir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/edij9iNx2cc" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/tedaviler-basamak-basamak-gidilmeli.html" title="kanser ağrılarında verilen tıbbi ilaçlar">kanser ağrılarında verilen tıbbi ilaçlar</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/tedaviler-basamak-basamak-gidilmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserlilerin Ağrı Dereceleri ve Sınıflandırılması</title>
		<link>http://www.vucut.org/kanserlilerin-agri-dereceleri-ve-siniflandirilmasi.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/kanserlilerin-agri-dereceleri-ve-siniflandirilmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:36:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser, Kist, Miyom, Lipom]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[kanser neden olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2223</guid>
		<description><![CDATA[Akut kanser ağrıları: Kanser hücrelerinin hızla çoğalarak sağlıklı dokuları isti­la etmesi sonucu ortaya çıkar. Hastalığın hem başında hem de ileri dönem­lerinde gözlenebilir. Özellikle meme, prostat, yumurtalık ve son bağırsak (rek­tum) kanserlerinde ağrı, erken dönem bulgusudur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2224" title="kanser ağrıları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/3194c8149d812a0624ca1107e25f5d42_12926206841-150x150.jpg" alt="kanser ağrıları" width="150" height="150" />Akut kanser ağrıları: Kanser hücrelerinin hızla çoğalarak sağlıklı dokuları isti­la etmesi sonucu ortaya çıkar. Hastalığın hem başında hem de ileri dönem­lerinde gözlenebilir. Özellikle meme, prostat, yumurtalık ve son bağırsak (rek­tum) kanserlerinde ağrı, erken dönem bulgusudur.</p>
<p>Kanserin ileri dönemlerinde ise; örneğin, tümörün kemiği tahrip etmesi sonu­cu omurga ve kalça kırıkları veya bağırsağın tümörle tıkanması sonucu akut ağrı ortaya çıkabilir.<br />
Akut ağrı ayrıca kanser tedavisine (örneğin cerrahi, ışın tedavisi, kemoterapi) bağlı olarak da gözlenebilir.</p>
<p>Kronik kanser ağrısı: Ağrıya yol açan mekanizmalar arasında lenf (akkan) yollarının ve damarların tıkanması, doku harabiyeti (sağlıklı dokularda şişme ve iltihabi reaksiyonlar) sayılabilir. Hastaların %75&#8242;inde kronik ağrı gözlenir.</p>
<p>Kronik ağrı çeşitleri şunlardır:</p>
<p>Kemik dokuların istilasına bağlı ağrılar: Süreğen ağrıların en sık rastlanan nedeni kemiklerin kanser hücreleri tarafından istilasıdır. Genellikle meme, pro­stat, tiroid, akciğer ve böbrek tümörlerinde gözlenir. Ağrı sürekli olup geceleri ve hareketle artar. Hastalar kunt, sızlayıcı veya derin, bıçak saplanması, batma tipinde ağrılardan yakınır. Kas kasılmasına bağlı olarak kasılma çekilme, kramp tarzında ağrılar da ortaya çıkabilir. Kemik sintigrafisi erken tanıda çok değer­lidir.<br />
Sinirlerin ve omuriliğin istilasına bağlı ağrılar: Sinir dokularının kanserli hücreler tarafından istilası sonucu ortaya çıkan bu tip ağrıların tedavisi oldukça güçtür. Ağrı sürekli yanıcı veya aralıklı bıçak saplanması şeklindedir. İlgili bölgede uyuşma, karıncalanma, kas gücü kaybı gibi belirtiler ottaya çıkar. Omuriliğin istilası sonucu kollarda ve bacaklarda güçsüzlük, felç, idrar veya dışkı tutamama gibi şikayetler gözlenebilir.<br />
İçi boş veya sert organların içindeki yolların kanserli hücrelerle istilasına bağlı ağrılar: Mide, barsak gibi içi boş organların veya karaciğerdeki safra yollarının kanserli hücrelerle tıkanması sonucu çok şiddetli ağrılar ortaya çıkar.</p>
<p>Özel kanser tiplerinde bazı ağrı durumları şunlardır:</p>
<p>Yemek borusunun tıkanması: Göğsün orta bölgesinde ve mide bölgesinde şiddetli ağrı ortaya çıkar.</p>
<p>Mide kanseri ağrısı: Midenin tümör tarafından tıkanması sonucu göbek üzerinde çok şiddetli, burulma tarzında ağrılar ortaya çıkar.</p>
<p>Karaciğer kanseri ağrısı: Karaciğer zarının tümörle gerilmesi sonucu ortaya çıkar. Kunt, sızlayıcı niteliktedir. Ağrı, sağ kaburga kavsinin altında olup sağ omuza yayılabilir.</p>
<p>Pankreas kanseri ağrısı: Göbek üstü bölgede olup kuşak tarzında bele yayılır. Çok şiddetlidir.</p>
<p>Bağırsak (kolon, rektum) kanseri ağrısı: Ağrı tüm karında, makatta algılanır. Bıçak saplanması, burulma şeklinde olup rektum (son bağırsak) kanserinde sürekli ıkınma ile birliktedir. Bele yayılır.</p>
<p>Işın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı: Bağırsak kanserinin ışın tedavisi son­rasında %2-10 sıklığında gözlenir. Işın tedavisinden 3 ay-30 yıl sonra ortaya çıkabilir. İshal, kanlı dışkı, karında kramp tarzında ağrılar ve sürekli ıkınma hissi vardır.</p>
<p>Işın tedavisine bağlı omurilik hasarı: Geçici veya kalıcı olabilir. Geçici tip akciğer kanserinin ışın tedavisi sonrası görülen ağrı 2-36 hafta arasında geriler. Boyun hareketleriyle ortaya çıkar. Kalıcı tipte ise ağrı şiddetlenerek süreklilik kazanır. Hasarlı bölgenin altındaki bölgede karıncalanma, keçeleşme vardır.</p>
<p>Kemoterapiye bağlı ortaya çıkan ağrılar: Kemoterapiye bağlı ivegen (akut) ve süreğen (kronik) ağrı ortaya çıkabilir.</p>
<p>Steroid psödoromatizması: Kemoterapide uygulanan yüksek dozda kortizo­nun ani kesilmesiyle gözlenir. Yaygın kas ve eklem ağrıları ortaya çıkar. Kemiklerde hassasiyet: Uzun süreli kortizon kullanımı sonucu kol ve bacak kemiklerinin uçlarında hassasiyet gelişebilir. Omuz ve kalçada hareketle şid­detlenen kunt, sızlayıcı ağrı vardır.</p>
<p>Mukozit: Uzun süreli kemoterapi sonucu ağız ve mide boşluğunda yaralar oluşur. Yemek yeme ve konuşma ile ağrı çok şiddetlenir.<br />
<iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/mYyo6D9HFEs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/kanserlilerin-agri-dereceleri-ve-siniflandirilmasi.html" title="ağri derecesi">ağri derecesi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/kanserlilerin-agri-dereceleri-ve-siniflandirilmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarının Çektiği Ağrı</title>
		<link>http://www.vucut.org/kanser-hastalarinin-cektigi-agri.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/kanser-hastalarinin-cektigi-agri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:32:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser, Kist, Miyom, Lipom]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[kanser nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden nasıl kurtulurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2220</guid>
		<description><![CDATA[Kanser, insanoğlunun varoluşundan beri büyük sıkıntı ve acılara neden olan, çoğu zaman çaresizlik duygusu ve psikolojik çöküntünün eşlik ettiği bir sağlık sorunudur. Erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığı bu hastalıkta ağrı, bazen hastanın hekime [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2221" title="kanser ağrıları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/acc2b400aca1e1a62053b173f017ae78_12779672171-150x150.jpg" alt="kanser ağrıları" width="150" height="150" />Kanser, insanoğlunun varoluşundan beri büyük sıkıntı ve acılara neden olan, çoğu zaman çaresizlik duygusu ve psikolojik çöküntünün eşlik ettiği bir sağlık sorunudur. Erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığı bu hastalıkta ağrı, bazen hastanın hekime ilk başvuru sebebi iken çoğu zaman da hastalığının seyri sırasında baş etmek zorunda kaldığı, tedavisini ve yaşamsal faaliyetlerini engelleyebilecek boyutlara varabilen bir problemdir. Ağrı tedavisinin en önemli unsurlarından biri olan multidisipliner yaklaşım; yani tıbbın çeşitli dallarından (algoloji, onkoloji, cerrahi, radyoloji, psikiyatri, psikoloji, aile hekimliği) hekimlerin ortak çalışması, kanser tedavisinde de kritik öneme sahiptir. Bu şek­ilde hastalığın iyileştirilmesine yönelik tedavi devam ederken hastanın yaşam kalitesinin de yükseltilmesi olası olur.</p>
<p>Çeşitli kanser tiplerinde ortaya çıkan ağrı değişik nedenlere bağlıdır. Bu, kanserin tipine, evresine ve hastanın ağrı eşiğine göre değişir. Kanserde ortaya çıkan ağrının şiddeti genellikle orta ila şiddetli arasında değişir. Her hastanın ağrısı kendine özgüdür. Bu nedenle de her hasta için özel bir tedavi şeması oluşturulmalıdır. Kanserde ağrı başlıca üç nedene bağlıdır:</p>
<p>Tümöre bağlı nedenler (%77)<br />
Kanser tedavisi sırasında uygulanan cerrahi, kemoterapi, radyoterapi gibi yöntemler (%19)<br />
Kanser dışı nedenler (%4)</p>
<p>Kanserde ağrı şu durumlara bağlı olarak gelişebilir:</p>
<p>Kan damarlarında tıkanmaya bağlı dolaşım bozukluğu<br />
Metastazlara bağlı olarak kemik kırıkları<br />
Enfeksiyon<br />
Enflamasyon (yangı)<br />
Tümörün sinirlere bası yapması<br />
İçi boş organların (örneğin bağırsaklar) veya çeşitli kanalların (örneğin safra kanalları) tıkanması</p>
<p><strong>Kanserde ağrı sıklığı</strong></p>
<p>Çalışmalar ilerlemiş kanserli hastaların %90&#8242;ının ve evresi ne olursa olsun tüm kanserli hastaların ise %30&#8242;unun ağrıdan yakındıklarını göstermiştir. Kanser ağrısı çeken hastaların %50&#8242;si yeterli ağrı tedavisi alamamaktadır. Kanserden kaynaklanan en sık ağrı kemik metastazı ağrısıdır. Kemik metastazı olan kanser hastalarının %60-80 kadarı ağrı çekmektedir, ikinci sıklıktaki kanser ağrısı ise tümörlerin sinirlere ya da iç organlara baskı yapmasından kay­naklanan ağrılardır. Sinir dokularına komşu olan tümörler genellikle en fazla ağrıya neden olan tümörlerdir. Kanserle ilişkili en sık üçüncü ağrı ise kemoter-api, radyoterapi ya da cerrahi girişime bağlı ağrıdır.<br />
Kanser ağrısı vücudun değişik bölgelerinde oluşabilir. Bir çalışmada hastaların %80&#8242;inden fazlasında iki değişik bölgede ve %30&#8242;undan fazlasında üç değişik bölgede ağrı olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Kronik ağrı hekimler tarafından etkili bir şekilde tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bu tip ağrı insanın hayatını çeşitli yönlerden etkiler. Bireyin kişiliği­ni, yeteneklerini ve yaşam kalitesini değiştirir.</p>
<p>Kronik ağrı sürekli ve atılım ağrısı (breakthrough pain) şeklinde iki tiptir. Atılım ağrısı hastanın düzenli olarak ağrı kesici ilaçlarını almasına rağmen ortaya çıkan kısa süreli şiddetli ağrı alevlenmeleridir. Genellikle ani başlar ve birkaç dakika ila birkaç saat arasında sonlanır. Birçok hasta gün içinde birçok atılım ağrısı atağı ile karşılaşır.<br />
Atılım ağrısı kanserden veya kanser tedavisinden kaynaklanabilir veya belirli bir aktivite sırasında ortaya çıkabilir (yürüme, giyinme, öksürme gibi). Ancak bazen beklenmedik bir anda belirgin bir neden yokken de oluşabilir. Atılım ağrısı genellikle sürekli kullanılan ağrı kesici ilaçlardan daha çabuk etkisini gösteren güçlü, kısa etkili ağrı kesicilerle tedavi edilir.<br />
<iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/icf2U9L9t5c" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<ul><li><a href="http://www.vucut.org/kanser-hastalarinin-cektigi-agri.html" title="akciğerkemoter">akciğerkemoter</a></li><li><a href="http://www.vucut.org/kanser-hastalarinin-cektigi-agri.html" title="kanserli bebek">kanserli bebek</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/kanser-hastalarinin-cektigi-agri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların Her Zamanki Ağrıları</title>
		<link>http://www.vucut.org/kadinlarin-zamanki-agrilari.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/kadinlarin-zamanki-agrilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[genel hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlardaki hastalıknedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[rahim hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2217</guid>
		<description><![CDATA[Kadın doğum kliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 1.3&#8242;ünde siklus ortasına rasgelen ağrılar görülmektedir. Böyle ağrılar yumurtlama dönemi denilen siklus ortasına rastlar. Önceleri çok şiddetlidir. 20-30 dakika süren bu ağrılar daha sonra hafifler. Ağrının yanı sıra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2218" title="kadınlarda genel ağrılar" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/Kadin-Hastaliklari-Bebek1-150x150.jpg" alt="kadınlarda genel ağrılar" width="150" height="150" />Kadın doğum kliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 1.3&#8242;ünde siklus ortasına rasgelen ağrılar görülmektedir. Böyle ağrılar yumurtlama dönemi denilen siklus ortasına rastlar. Önceleri çok şiddetlidir. 20-30 dakika süren bu ağrılar daha sonra hafifler. Ağrının yanı sıra batında gaz şikayeti vardır. Her sik­lus ortasında görülür.</p>
<p>Çoğu kez apandisite bağlı ağrı ile karıştırılabilir. Batının sağ alt dörtte birinde hissedilir. Bazen bulantı ve kusma görülebilir. Dokunmakla batın hassastır. Bu ağrının nedeni tam olarak açıklanamamaktadır.<br />
Kadınlarda aybaşı, menstrüasyon döneminde görülen ağrılar başlıca iki nedene bağlı olarak ortaya çıkar. Birincisi kadın organlarında meydana gelen bir bozukluğa bağlı olabilir. İkincisi ise organlarda bir bozukluk ya da psikolojik nedenlere bağlı olmadan ortaya çıkan ağrılardır.</p>
<p>Genellikle aybaşı kanamalarından bir iki gün önce başlar. Aybaşından iki gün sonra biter. Sırtın arka kısmına, kuyruk sokumuna vurabilir. Kanamanın ilk saatlerinde başlar. İlk adetten birkaç ay sonra ortaya çıkarak yıllarca sürebilir. Özellikle doğum kontrol hapı kullananlarda daha sık görülmektedir. Aybaşı döneminde baş ağrılarının sıklığında da belirgin bir artış meydana gelmektedir.</p>
<p>Kadınlarda cinsel birleşme öncesi çok şiddetli kas krampları ve ağrı görülebilir. Bu durum cinsel birleşmeyi engelleyecek kadar ciddi boyutlara varabilir. Nedeni büyük oranda psikolojiktir. Geçmiş dönemlerde geçirilen korku ve üzüntüler, güvensizlik duygusu gibi nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Böyle bir durumdaki kadının hasta olarak kabul edilmesi ve tedaviye alınması gerekir. Hasta ikna edilmeye çalışılmalı, gerekirse anestezi altında kasların gevşetilme­sine çalışılmalıdır.</p>
<p>Cinsel birleşme sırasında ortaya çıkan diğer bir tip ağrı ise yanma tarzındaki ağrılardır. Bu tip ağrının da nedeni büyük oranda psikolojiktir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/B0WBLIFWYJ0" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/kadinlarin-zamanki-agrilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Endometriyozis Hakkında Ne Biliyosunuz ?</title>
		<link>http://www.vucut.org/endometriyozis-hakkinda-ne-biliyosunuz.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/endometriyozis-hakkinda-ne-biliyosunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:16:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek doğumu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve bebek]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda yumurtalık hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[rahim hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2214</guid>
		<description><![CDATA[Rahmin içini kaplayan dokuya endometriyum denir. Bebek rahim içinde gelişir ve adet kanı rahimden gelir. Her adet döneminde rahimdeki endometriyum dokusu büyür ve gebelik oluşmadıysa adet dönemi sonunda dışarı atılır. Adet kanı olarak bilinen aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2215" title="kadın hastalıkları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/kadin-hastaliklari1-150x150.gif" alt="kadın hastalıkları" width="150" height="150" />Rahmin içini kaplayan dokuya endometriyum denir. Bebek rahim içinde gelişir ve adet kanı rahimden gelir. Her adet döneminde rahimdeki endometriyum dokusu büyür ve gebelik oluşmadıysa adet dönemi sonunda dışarı atılır. Adet kanı olarak bilinen aslında bu endometriyum dokusudur. Bazı kadınlarda endometriyum dokusu rahmin dışında gelişir. Bu duruma endometriyozis adı verilir. Endometriyum dokusunun anormal gelişiminin en sık görüldüğü organlar yumurtalıklar, yumurtalıkları rahme bağlayan tüplerdir.<br />
Ayrıca bağırsaklar, mesane ve karın boşluğunda da görülebilir.<br />
Normalde rahimde gelişen ve adet dönemi sonunda adet kanaması şeklinde dışarı atılan endometriyum dokusu anormal yerlerde bulunduğunda dışarı atılamayacağı için kistler ve doku yapışıklıkları oluşturur.<br />
Endometriyozisin neden oluştuğu bilinmemektedir. Bu konuda birkaç teorivardır, ancak kesin neden aydınlığa çıkarılamamıştır.</p>
<p>Endometriozis şu belirtilere neden olur:<br />
Anormal adet kanaması<br />
Adet kanaması öncesi veya esnasında bel ya da yan ağrısı<br />
Çok ağrılı adet krampları<br />
Cinsel ilişki sırasında ağrı<br />
Adet döneminde ağrılı bağırsak hareketleri, kabızlık, ishal veya diğer sindirim sistemi şikayetleri<br />
Adet döneminde idrar yaparken ağrı<br />
Gebe kalamama</p>
<p><strong>Endometriozis Tedavi</strong></p>
<p>Endometriyozis yaşın ilerlemesiyle birlikte daha da şiddetlenen bir hastalıktır. Ancak, belirtileri ortadan kaldırmak için uygulanabilecek pek çok tedavi vardır.</p>
<p>Ağrıyı kesmek için çeşitli ağrı kesici ilaçlar reçete edilebilir. Laparoskopi ile anor­mal endometriyum dokuları çıkarılabilir.</p>
<p>İlaç tedavisine rağmen ağrısı geçmeyen hastalara hipogastrik sinir blokajı adı ver­ilen bir tür sempatik blokaj uygulanarak ağrının ortadan kalkması sağlanabilir.<br />
<iframe src="http://www.youtube.com/embed/JXYza3SIrzw" frameborder="0" width="420" height="315"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/endometriyozis-hakkinda-ne-biliyosunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayanların Çektikleri Doğum Sancıları</title>
		<link>http://www.vucut.org/01.html</link>
		<comments>http://www.vucut.org/01.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>igokcek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılı doğum]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[doğum anı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sancıları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.vucut.org/?p=2208</guid>
		<description><![CDATA[Her anne doğum sırasında yaşamı boyunca unutamayacağı şiddetli bir ağrı ile karşı karşıya gelir. Geçmişte bu ağrının nedeninin rahmin kasılmasına bağlı olduğu düşünülmekteydi. Doğum ağrısının nedeni bugün daha belirgin olarak açıklığa kavuşmuştur. Doğum ağrısı başlıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2211" title="doğum sancıları" src="http://www.vucut.org/wp-content/uploads/2012/02/3696-yalanci-kasilma-ve-gercek-dogum-sancisi-arasindaki-fark1-150x150.jpg" alt="doğum sancıları" width="150" height="150" />Her anne doğum sırasında yaşamı boyunca unutamayacağı şiddetli bir ağrı ile karşı karşıya gelir. Geçmişte bu ağrının nedeninin rahmin kasılmasına bağlı olduğu düşünülmekteydi. Doğum ağrısının nedeni bugün daha belirgin olarak açıklığa kavuşmuştur.</p>
<p>Doğum ağrısı başlıca iki bölüm halinde ele alınabilir. Doğum sırasında mey­dana gelen olaylar bir süreç halinde incelenmelidir. Birinci dönem bebeğin aşağıya doğru hareketinin başlamasıdır. Bu dönemde belirli aralıklarla başlayıp yavaş yavaş sıklaşan ağrı vardır. Bu döneme doğumun birinci dönemi adı ver­ilir. Bebeğin ana rahminden çıkış dönemi ise doğu­mun ikinci dönemi olarak nitelendirilir. Doğumun birinci döneminde duyulan ağrının rahim ağzının genişleme sırasında gerilmesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Rahim ağzının 3-4 santimetre kadar açıldığı dönemde ağrı kunt bir ağrıdır. Bele vurur. Rahim ağzı daha fazla açıldığında ağrının şekli değişik ve bıçak tarzında olmaya başlar. Kramplar şeklinde kalçalara ve bazen de ayaklara vurmaya başlar. Doğumun ikinci döneminde ise kasıklar arası kaslarının kasılmasına bağlı ağrılar diğer ağrılarla birleşir. Bu ağrıların ilk dönemindeki ağrıların en büyük farkı çok daha keskin olmaları ve yerinin anne tarafından daha iyi tanımlan-ab ilmesidir.</p>
<p>Kadın Doğum ağrısının en büyük özelliği bebek çıkar çıkmaz annenin rahatlamasıdır. Yaygın bir kanı annenin doğum ağrısı çekmesinin anneliğini daha çok his­setmesine yardımcı olduğu, bu nedenle doğum ağrısı çekilmesinin yararlı olduğu şeklindedir. Ayrıca doğum ağrısını kesmenin hem anne hem de bebek yönünden doğru olmadığı düşünülmektedir. Ayrıca doğum ağrısını kontrol için kullanılan çeşitli yöntemlerin yan etkileri nedeniyle özellikle ülkemizde ağrısız doğum yeterince yandaş bulunmamaktadır. Ne var ki ağrının kontrolü hem bebek hem de anne için son derece sağlıklıdır. Doğum ağrısını kontrol altına almanın amacı yalnızca ağrıyı kesmek değil, doğum sırasında şiddetli ağrının vücutta meydana getirdiği değişiklikleri de ortadan kaldırmaktır. Bazı annelere doğum sırasında meydana gelen şiddetli ağrılar çıldırmaya kadar varan ciddi psikolojik bozukluklara yol açmaktadır. Ağrı nedeni ile annenin kendini aşırı derecede yorması bebeğin oksijensiz kalmasına yol açmaktadır. Bu da bebek doğduktan sonra bir takım bozukluklara yol açabilir. Bütün batı ülkelerinde yaygın olarak kullanılan ağrısız doğum son derece insancıl bir gir­işimdir. Önemli olan ehil ellerde ve dikkatli olarak uygulanmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.vucut.org/01.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

